Nefsi Müdafaa Nedir?

 

Özün şahsın müdafaası yani savunmasıdır. Beden ve ruhun anı sıra belirli bir kapsam alanında içine alır ki; yaşadığınız çevre ve alanınızda ekleyebiliriz.

 

İnsan olarak haklarımız vardır. Temelde yaşam hakkı vardır. Yaşam hakkı beraberinde belirli hakları içerir. Çalışmak, para kazanmak, gezmek, öğrenmek, vb. Kısacası yaşamı devam ettirebilmemiz için legal olan her şey haklarımızdır.

Müdafaa ise bir hak ihlaline verilen reflekstir. Tavırdır. Karşı koyma halidir. Etrafımızda olup bitenler algı ve sorumluluk duygusu ile birbirine bağlıdır.

Yapılan saldırının şekli karşı müdahalenin nasıl olacağını da belirlemektedir. Özümüze yapılan saldırıyı sözlü ve fiziksel olarak sınıflandırabiliriz. Günümüz dünyası kanunları sözlü saldırılara karşı sözlü fiziksel saldırılara karşı fiziksel cevap vermeyi; fiziksel bir ihlal olmadığı sürece fiziksel cevap vermeyi yasaklar. Buna orantılı güç kullanımı diyebiliriz.

 

Uluslararası hukuk düzenlemeleri artık bu yönde yapılmaktadır ki; bizimde kendimizi buna göre uyarlamamız gerekmektedir. Aksi takdirde kendi aksiyonumuzla kendimizi zor duruma düşürebiliriz. Bu nefsi müdafaayı kendimize hukuksal müdafaaya çevirebilir. Bu durumda yapmamız gereken şey fiziksel saldırı olmadığı sürece sözel savunma yapmayı öğrenmeliyiz.
Modern savunma sanatları kendini bu duruma hazırlar ve eğitimini bu duruma göre ayarlar.

 

Fiziksel Savunma

 

Sözün bittiği yer.

Saldırganın fiziki ataklarının başladığı durumda verilecek tepki ve reaksiyondur. Hayatımızdan ve değer verdiğimiz varlıklardan emin olmak bir haktır. Bu ihlale karşı her insanın kendini savunması meşrudur. Sadece orantılı güç kullanmak şartıyla.

 

Nefsi Müdafaa Anında Kişinin Maruz Kaldığı Tehlikeler

 

Sokakta yada bir yerde nefsi müdafa yapmak zorunda kalan kişi az sermaye ile çok işyapmak zorundadır. Çünkü başından kıyaslarsak rakibini tanıma ve saldırı anı konusunda hiçbir fikri yoktur. Onu koruyacak bir kuralıda yoktur. Kuralı saldırgan belirler. Gerçek kural( herşey dahil) kuralsızlığıdır. Saldırı şekli sportif bir karşılaşmadaki gibi belirlenmemiştir. Her türlü saldırı kuralsızlık kuralı içerisinde mübahtır. Saldırgan için faul yoktur , çünkü her şey serbesttir. Dolayısı ile araya hakemde girmez.

 

Size vurup yere düşürdüğünde sınırı belirleyecek kural olmadığından sonu nerede bitecek bilinmez.

Bu durumda dövüş sporcusu ve savunma sanatı uygulayıcısını kıyaslama tamamen kendi öğretisi içersinde değerlendirilmesi doğru olacaktır.

Nefsi müdafa yapmak zorunda kalan kişi olayın akışını zorunlu olarak kabul eder.  Karşılaşmayı istememe ve mücadeleyi bırakma şansı yoktur. Gözü dönmüş agresif bir saldırgana karşı şiddetli bir savunmadan başka herşey zarardır. Bu zararın derecesi kendi tavır ve davranışına göre belirlenecektir.

Tam anlamı ile zorba olmayan bir saldırgana karşı savunmacı eğer ikili mücadele olmadan karşılaşmayı önleyebilmişse savunma   açısından kazanılmış demektir. 

 

Başını belaya sokmadan bedensel karşılaşma önlenmişse bu bir kazanımdır ki;  nefsi müdafacı kendini müdafa etmiş olmak için saldırgan ile şartların kesin olarak  zorlanmadığı durumlarda bedensel mücadeleye girmek zorunda değildir.

 

En İyi Savunma Refleksle Olur

 

Çok hızlı gelişen şiddetli bir savunma anının beyin koordinesi ile çözülmesini anlatmaktadır. Algının bedende ceryan ettiği uzun proses mesafe daraldıkça ve saldırgan yaklaştıkça yeterli olmaz. Rakibin hızlılığı beyinin işlem  hızından fazla olduğunda
Çözüm gecikir. Savunma zorlaşır hatta imkansızlaşır. Bir çok spor dalının yakında çözüm  üretemediği için uzak mesafede mücadele etmeye konsantre olması düşünmeye değerdir.